SAĞLIK Sağlık Köşemiz

KÖŞESİ

Zaman çok çabuk geçiyor,hazır olmalı hen an...

Çocukluk çabuk geçer...

Sağlığımız için önce Doktora...

İhtiyarlık tez gelir...

Dün geçti,yarının geleceği belli değil,öyle ise bu günün kıymetini bilelim.

  Ten kutusuna can cevheri koyan Allah(c.c.)her derdin bir şifasınıda yaratmıştır.Maddi çarelere baş vurduktan sonra manevi tarafa da yüz çevirmek ve Cenab-ı Hak'tan şifa dilemek lazımdır.Her şey onun dilemesi ile olur.O,bir şeye "Ol" deyince artık olmamak ihtimali yoktur.O şey hemen vücut bulur.

  Bütün sıkıntılarımız,dertlerimiz,hacetlerimiz için Yüce Yaratıcımıza yalvarmak durumundayız.Çünkü başka gidecek kapımız ve başka mevlamız yoktur.                                     

           Allah c.c.Sağlık Sııhat ve Afiyet Versin İnşaallah.                    

Sağlık olsun ... 

İnsanların ortak derdi:Baş ağrısı

* Baş ağrılarının büyük bölümü damar kökenli yada kas gerginliğine bağlıdır,ama aynı zamanda organik ve ruhsal hastalıkların belirtisi de olabilir

Baş ağrısı çok çeşitli hastalıklarla orataya çıkabilen bir belirtidir.Genellikle basit rahatsızlıkların,ama bazen de ağır hastalıkların belirtisidir ve bu nedenle küçümsenmemelidir.Baş ağrısının nedenlerinin aydınlatılması çok önemlidir.

    Tıbbi uygulanmada baş ağrısının birbiriyle ilişkili üç ana biçiminden söz edilir:

- Bütün başın içinde tam bir ağrının görüldüğü olgular,

- Yüzeysel nitelikte ağrının bir duyu siniri boyunca yayıldığı olgular,

- Başın genellikle bir yanında migren tipi ağrının görüldüğü olgular.

Migrende ruhsal ve görsel bozukluklar bulantı ve kusma gibi genel belirtiler görülür.Baş ağrıları bir başka ölçüte göe de 2 gurupta toplanır.Birinci grupta tanısı yalnız hastadan alınan öyküye dayanan migren ve gerilim tipi baş ağrıları yer alır.İkinci grupta ise tanının muayene ve bazı incelemelerde konduğu kafa içi hastalık süreçleriyle,genel hasytalıklarla ya da yerel hastalıklarla birlikte görülen baş ağrıları bulunur.

   MİGREN:AĞRI ŞİDDETLİ VE ZONKLAYICIDIR

  Migren öncesinde hastalar genel bir kırıklık ve nöbetin başlamasından 12-24 saat kadar önceye uzanabilen tanımlayamadıkları bir huzursuzluk yaşarlar;böylece nöbetin yaklaştığını anlarlar.Bazen migren ön belirti verneden,beklenmedik bir anda,örneğin rahat bir uykudan sonra başlar.Ama genellikle ruhsal gerginlik ya da adet döneminin yaklaşması gibi hızlandırıcı etkenler vardır.

  Migrenden hemen önce yaşanan ve baş ağrısının başlayacağını gösteren aura dönemi,belirtileri sara nöbeti öncesindekilere benzediği için bu adla anılır.Hastaların çoğunda ayrıca kısa bir süre için gözle görme alanını sınırlayan canlı bir ışık çizgisi belirir;bu görme kusuru başın karşı tarafında ağrı başlayınca ortadan kalkar.

  Ağrı şiddetli,zonklayıcı ve ilerleyici özelliktedir.Başlangıçta gözün üzerinde yoğunlaşır,sonra şakak bölgesine yayılır.Migrenin tuttuğu baş yarısında deri duyarlılığı artmıştır;deriye dokunmak yada en küçük baş hareketleri ağrıyı başlatabilir.Hasta ses ve ışığa karşı aşırı duyarlaşır;bu nedenle sessiz ve karanlık bir ortam ister.İştahı kesilir.Bulantı,kusma ve halsizlik sık görülen öbür belirtilerdir.

  Migren nöbetlerinin süresi çok değişkendir;kısa süreli nöbetler bir kaç saatten 12-24 saate kadar,ağır migren nöbetleri ise bir kaç gün sürebilir.Ağır idrar çıkartılan hızlı bir çözülme dönemiyle nöbet biter.Migrenden hiç bir iz kalmayan hasta,normal yaşamına döner.

  MİGRENİN NEDENLERİ NEDİR ?

Migrenin newdenleri ancak varsayımlarla açıklanmaktadır.Bugüne değin yapılan gözlem ve deneyler,hastalığın klinik tablosuyla ilgili sınırlı bilgilere doyurucu bir yorum getirememiştir.

  Migren uzun zamandır damar ya da sinir sistemine bağlı bir hastalık olarak açıklanmaktadır.Damar sistemiyle ilgili olduğu varsayımı önceleri daha çok benimsenmiştir.Ama son zamanlarda sinir sistemine bağlı olduğu görüşü yaygınlaşmaktadır.  Damar sistemini temel alan görüş,migrenin kafa atardamarlarının ağrılı genişlemesinden kaynaklandığını savunur.Gene bu kurama göre,genişleme öncesinde de belirli bir odakta şiddetli bir damar büzülmesi görülür.Büzülme nedeniyle beynin bazı bölgelerine gelen kan akımı yavaşlar,buna bağlı olarak da bazı oksijen yetersizliği ve belli noktalarda geçici sinir sistemi belirtileri ortaya çıkar.

  Hastalığı sinir sistemine bağlayan görüş,migren nöbetinden sorumlu birincil etkenin beyinde damar gerginliğini denetleyen bir merkez olduğunu savunur.Bu merkezin dış ve iç uyaranlara verdiği yanıtlar,migrenle ilgili damar değişikliklerine neden olur.Bu değişiklikler ve atardamar duvarlarındaki ödem sonucunda migren ortaya çıkar.Sinir sistemi ya da damarlardaki yanıtın serotonin,histamın,prostaglandinler ve monoaminooksidazlar gibi bazı maddelerin serbestleşmesi sonucunda ortaya çıktığı da öne sürülmüştür.

  Migrenin oluşum sürecinde kişisel bir yatkınlık ya da eğilim ve kalıtsal etkenlere bağlı ağrı eşiği düşüklüğüde önemlidir.Bu nedenle birçok olguda migren nöbetini önceden tahmin etmek tümüyle olanaksızdır.Çok çeşitli etkenler nöbeti başlatabilir.Heyecan,bedensen ve ya zihinsel yorgunluk,güneşte kalma,kapalı ortam-sigara dumanı,ani hareket,iklim değişikliği,gürültü,alışkanlıklarda değişiklik ve bazı besinler etken olabilir.

  MİGREN TEDAVİSİ

  Migrende belirtilere yönelik ve koruyucu olmak üzere iki çeşit tedavi uygulanır.Belirtilere yönelik tedavi aralıklı olarak baş ağrısı çeken,nöbet sayıda ayda ikiyi bulmayan,her gün ilaç kullanmak istemeyen ya da bazı nedenlerle ilaç kullanmayan hastalar için uygundur.

  Koruyucu tedavi ise nöbet sayısı ayda ikiyi aşan,nöbetlerin sıklığı ve şiddeti nedeniyle düzenli ilaç kullanmaya hazır olan hastalara önerilir.Koruyucu migren tedavisinde kullanılan bir çok ilaç vardır.

  Uygulamada ilaçlar yalnız etkinliğine değil,hastalık tablosuna ve hastanın biyolojik-davranışsal özelliklerinede bağlı seçilir.Örneğin flunarizin,siproheptadin gibi genellikle iştah açıcı,uyku verici ve şişmanlatıcı etkileri olan ilaçlar iştahsız,ve uykusuzluk çeken hastalara verilir;şişman ve uyanıklık gerektiren işlerde çalışan hastalarda ise uygulanmaz.Propnoral kalp atışları normalden yavaş olan hastalara verilmez,ama tansiyonu yüksek ve ya kalp atışları hızlı olan hastalarda öncelikle kullanılacak bir ilaçtır.

  Hastaların büyük bölümü daha önce bazı koruyucu ilaçları kullanmış olduğundan ilaçların seçilmesi zor olmaz.Önceden kullanılmış ilaçların dikkatle sorgulanması,birkaç seçenek arasından ilaç seçimi yapılmasını sağlayabilir.

  Kronik bir hastalığın tedavisinde bir ialaç uzun süre kullanılınca hastada bazı yan etkilere yol açabilir.İlacın tedavi edici değeri yüksek olduğu halde,hasta yan etkileri nedeniyle tedaviye ara verebilir.

Not:Migren kosununun devamı  tamamlanaktır inşaallah...

ANA SAYFA

iç iç rahatlarsın...

      İç İç rahatlarsın !