Kisisel Bilgiler _________________________________________________________
011x1.gif

011x2.gif

Cebeli Nur da esimleyim Sene Ağustos 1990

 

 

 

 

 
                              
 
 

Biz esimlen halen çalisiyor,çocuklar ilede fazla ilgilenemiyoduk.Muhammed Ali’yi de emine gibi mesai saatlerinde baskarina birakiliyordu.Zaman geçtikçe,saç ve sakal rengini değistirmeye baslamisti bile.Biz halen evlat ve azik pesinde kosturmaktaydik ancak düsünemediğimiz bir sey vardi.Bu evlatlarda,bu aziklarda hep dünyalikti.Ahiret inacimiz olmasina rağmen,orasi için ne bir bilgi,ne bir ilgi vardi. Ey Rahman!!!Muhtaciz yüreğimize vereceğin rahmet tecellisine. Ya al taslarimizi bir bir yüreğimizden yada askin ile isit yüreğimizi... Muhtacız yalnız sana ve senin sevgine...Besmele çekmesi bile öğetilmemişti bize bu zamana kadar.Ta 1989 senesinde Maassluis din görevlisi İsmail ŞEN’in önüne diz çökünceye kadar.Allah'ınverdiği bir ilham ile Kuran nefsime sevdirildi ve besmele çekmesini bile bilmezken,kendisinden rabbimiz razı olsun ismail ŞEN hoca efendi bizim seviyemize inerek bize besmeleyi öğretti.Aynı zamanda dinimizi,kuranımızı ve sünnetimizi ondan öğrendik.Hatta 1990 senesinin HAC mevsiminde hacca gitmemizdeki payı tartışılmayacak kadar büyüktür.Kendisine daima duacıyız elbette.1989 senesinden önce geçen ömrümün mümin sayılması halende halimiz nice olur ya rabbi.Sana sığınıyor,senden mağfirat diliyoruz,günahkar bir kulunun af dilemesi senin hoşlandığın şeylerden,gafletlen geçen günlerimizden pişmanlık duyuyor ve senden af etmeni istirham ediyoruz ya RAB.

1990 senesinde eşimlen birlikde hicaza gitmeyi mevlamız nasip eyledi,Hollanda Diyanet vakfı’nın tertiplediği gruplan bu sefer gerçekleşti.Evimizdeyken hem eşim,hem kendim KIRAN haç çeşidini ifa edelim diye bilinçli olarak niyetledik.Artık bu dakkadan sonra hep Allah,Allah diye atan kalbimiz,”LEBBEYK ALLAHÜMME LEBBEYK.LEBBEYKE LA ŞERİKELE LE BEYK.İNNEL HANDE,VELNİĞMETE LEKE VEL MÜLK.LA ŞERİKELEK”diye atmaya başlamıştı bile.

Bir ay boyunca sağır ve dilsiz olmaya çalıştık ancak başkalarınında “Hacııııı”diye hitap etmesinden hoşlanmıyorum.Ya, Rabbim kabul etmediyse!Huzuruna avdet olduğumuzda hani sana hacı hacı diye hitap ediyorlardı burda bir şey yok derse halimiz ve yüzümüz nice olur.Bilinmeli ki;  ilim adamı olmak, hafız olmak, ressam olmak, yazar olmak, usta olmak bir sıfattır/özelliktir. Ancak; Hacı diye bir sıfat/özellik yoktur, zira bu; bir görevdir.(Hacı desinler diye sakalını bir,iki santimden kesenlere de sadece acıyorum)Hacı olunduğunun belirtisi sakalmış gibi bilinmesi yanlış ve hatalı olsa gerek.Bu bir ibadet ise sadece Allah'ın c.c. bilmesi yetmiyordamı insanların kendilerine hacı diye hitap etmelerinden hoşlanıyorlar anlamakta zorlanmaktayım.Bir yaban ellere gittiğimde,selam verdiğim herhangi birisi hoş geldin hacı diye hitab ediyor.Efendim Hacı olduğumu nasıl biliyorsunuz?u yönelttiğimde,sakalınızdan diyor.Peki sakal herkezde olmuyormu? sorusuna ise sıradan koyanlarınki gibi değil diyor,yahu sakalın sırası mırası olmaz,hemde sakal konulmaz.insanlar, zaten var olan sakallarını kazırlar.sakalın her erkekde olması farzdır.Rasülullah s.a.v.inki gibi kesilmesi ise sünnettir.(kazıması değil,kesilmesi sünnettir)Sakalın kazınması haram,kesilmesi sünnettir..Bir Müslüman diğerine "sakallı"diye hitab etse günaha girer,"sakalsız" diye hitab etse günaha girmez.Aksini iddia eden alim efendiler nefislerine yenilmişlerdir.SAKALNefse hoş gelmiyor diye,bildikleri gibi değilde,inandıkları gibi yorum yapamazlar.

 
 
Sayfa başına git